YÜZONALTINCI MEKTÛB

 

Bu mektûb, hâce Ebülmekârim için yazılmışdır. Allahü teâlânın kullarına hizmet etmeği övmekdedir:

Allahü teâlâ, aşırı hareketlerden korusun! Ortalama, adâlet üzere doğru yolda bulunmak nasîb etsin! Allahü teâlânın, bir kuluna, fâideli, güzel işler yapmağı, çok kimsenin ihtiyâclarını sağlamasını nasîb etmesi, çok kimsenin ona sığınması, bu kul için pek büyük bir ni'metdir! Allahü teâlâ, kullarına ıyâlim demiş, çok merhametli olduğu için, herkesin rızkını, nafakasını kendi üzerine almışdır. Allahü teâlâ, bu ıyâlinden birkaçının rızkları, nafakaları için ve bunların yetişmeleri, râhat yaşamaları için bir kulunu görevlendirirse, bu kuluna büyük ihsân etmiş olur. Bu büyük ni'mete kavuşup da, bunun için şükr etmesini bilen kimse, çok tâli'li, pek bahtiyârdır. Bunun kıymetini bilip, şükr etmek, kendi sâhibinin, Rabbinin ıyâline hizmet etmeği se'âdet ve şeref bilmek ve Rabbinin kullarını, kölelerini yetişdirmekle öğünmek, akl îcâbıdır. Allahü teâlâya hamd olsun ki, orada bulunanların hepsi, sizin iyiliklerinizi anlatmakdadırlar. İhsânlarınızın, yardımlarınızın söylentileri her yerde dolaşmakdadır.

NEFS

Bir ân gelir kabarır, atlasda dalga gibi,
muhit olur rûhuna, kırılmaz halka gibi.

Bir ân gelir, durulur, soğuk bir pınar olur,
her sözü kabûl eden, en kıymetli yâr olur.

Bir ân gelir, ah çeker, herşey benim olsa der,
bütün dünyâyı versen, nankördür dahâ ister.

Bir ân gelir inanır, mevlâsı sözlerine,
nedâmet yaşı dolar, o âsî gözlerine.

Bir ân gelir ki gürler, ufkunda şimşek çakar,
yılların mahsûlünü, tutar bir ânda yakar.

Bir ân gelir, dalgasız, sessiz bir ummân olur,
bütün yapdıklarına, utanır, pişmân olur.

Bir ân gelir, Fir'avn, Şeddâd ve Nemrûd olur,
damarlarda dolaşan, Hannâs-ı merdûd olur.

Bir ân gelir mutî'dir, herşeyi kabûl eder,
dünyâ gözünde olmaz, dâim ibâdet ister.

Bir ân gelir, şâhlanır, kükremiş arslan gibi,
yâhud kana susamış, yaralı kaplan gibi.

Bir ân gelir, uslanıp bir (seng-i miheng) olur,
her arzûsu, Resûlün sözlerine denk olur.

Bir ân gelir, zâlimdir, rûhu inletir zâr zâr,
kendi kötü elîle, kendine mezâr kazar.

Ey kalb, böyle bir nefse, uyarsan hâlin yaman!
Onun hîlelerine, aldanma hiçbir zemân!